-2025/25 Sayılı Genelge Işığında Değerlendirme-
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayımlanan 2025/25 sayılı Genelge, araç değer kaybı taleplerinde ekspertiz işlemlerine ilişkin önemli ve sistematik değişiklikler getirmiştir. Bu düzenleme ile birlikte, 2022/12 sayılı “Değer Kaybı Taleplerinde Ekspertiz İşlemlerine İlişkin Genelge” yeniden yapılandırılmış hem sigorta uygulamaları hem de yargısal süreçler bakımından yeni bir dönem başlamıştır.
Yapılan değişiklikler; yalnızca sigorta şirketlerinin iç uygulamalarını değil, sigorta tahkim yargılamalarını, araç değer kaybı davalarını ve bilirkişilik uygulamalarını da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle yeni düzenlemenin kapsamı ve uygulama esaslarının doğru anlaşılması, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
- Araç Değer Kaybı Nedir?
Araç değer kaybı; bir motorlu aracın trafik kazası sonucunda hasar görmesi ve onarımının teknik olarak kusursuz şekilde yapılmasına rağmen, ikinci el piyasasında kazadan önceki değerine göre daha düşük bir bedelle alıcı bulabilmesi nedeniyle uğradığı ekonomik değer azalmasını ifade eder.
Bu zarar, Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve 54. maddeleri kapsamında haksız fiilden doğan maddi zarar niteliğindedir ve kusurlu sürücü, işleten ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısından talep edilebilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da araç değer kaybı;
“Onarım sonrası dahi aracın serbest piyasa koşullarında eşdeğer bir araçla aynı bedel üzerinden satılamamasından doğan objektif zarar”
olarak kabul edilmektedir.
- 2025/25 Sayılı Genelge ile Ekspertiz Raporlarında Yeni Standart
Yeni genelge ile birlikte, önceki uygulamada kullanılan ‘Değer Kaybı Ekspertiz Raporu Şablonu’ tamamen yürürlükten kaldırılmış; bunun yerine daha ayrıntılı ve objektif veri temelli bir raporlama sistemi getirilmiştir. Buna göre değer kaybı ekspertiz raporlarında asgari olarak şu hususların yer alması zorunlu hale gelmiştir:
- Aracın marka, model, kasa tipi, motor tipi, üretim yılı ve kilometresi
- Kaza tarihi ve hasarın oluş şekli
- Hasar gören bölgeler, değişen ve onarılan parçalar
- Orijinal ve muadil parça ayrımı
- Onarımın yetkili veya özel serviste yapılıp yapılmadığı
- Onarım faturaları, servis kayıtları ve parça bedelleri
- Aracın kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el piyasa rayiç değeri
- Değer kaybının hangi yöntem ve ekonomik verilere dayanılarak hesaplandığı
- Nihai değer kaybı tutarı
Bu düzenleme ile ekspertiz raporlarında keyfîlik önlenmiş, farklı eksperlerce düzenlenen çelişkili raporların ve yargılama sürecindeki belirsizliklerin azaltılması hedeflenmiştir.
- Değer Kaybı Hesaplamasında Yeni Model: Rayiç Değer Esası
2025/25 sayılı Genelge’nin en önemli yeniliklerinden biri, değer kaybı hesaplama yönteminde yapılan köklü değişikliktir. Önceki uygulamada sıkça kullanılan sabit oranlar ve teorik katsayılar terk edilerek, doğrudan piyasa rayiç değerine dayalı ekonomik zarar modeli benimsenmiştir.
Bu kapsamda:
- Aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri,
- Onarım sonrası ikinci el satış değeri
objektif piyasa verileri ışığında tespit edilmekte ve bu iki değer arasındaki fark doğrudan araç değer kaybı olarak kabul edilmektedir.
Bu yöntem ile değer kaybı, soyut hesaplamalardan çıkarılarak somut ekonomik zarara dönüştürülmüş; sigorta şirketleri ile hak sahipleri arasındaki formül tartışmalarının büyük ölçüde önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
- Mahkemeler ve Sigorta Tahkiminde Delil Niteliği
Her ne kadar genelgeler doğrudan mahkemeleri bağlamasa da, 2025/25 sayılı Genelge uygulamada sigorta şirketleri, eksperler, Sigorta Tahkim Komisyonu ve bilirkişiler açısından yönlendirici bir norm haline gelmiştir.
Genelgeye uygun şekilde düzenlenen ekspertiz raporları, mahkemeler nezdinde yüksek teknik güvenilirliğe sahip uzman görüşü olarak kabul edilmekte; eksik veya gerekçesiz raporların ise hükme esas alınmama riski artmaktadır.
- Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Yeni sistem, birçok sorunu çözüme kavuşturmakla birlikte; özellikle:
- Rayiç değer tespitinde kullanılan veri kaynaklarının farklılığı,
- Modifiyeli veya nadir araçlar,
- Piyasa dalgalanmaları,
- Onarım kalitesinin teknik değerlendirilmesi
gibi hususlar uygulamada yeni uyuşmazlıklara zemin hazırlayabilir.
Bu nedenle her somut olayın kendi özel şartları çerçevesinde değerlendirilmesi, birden fazla piyasa verisinin dikkate alınması ve hesaplama gerekçelerinin ayrıntılı şekilde rapora yansıtılması büyük önem taşımaktadır.
SONUÇ
2025/25 sayılı Genelge ile araç değer kaybı tazminatına ilişkin ekspertiz ve hesaplama sistemi yeniden yapılandırılmış; rapor standartları netleştirilmiş ve yargısal süreçlerde delil güvenliği güçlendirilmiştir. Bu düzenleme, hak sahipleri açısından daha adil ve öngörülebilir bir tazminat sisteminin önünü açarken, uygulayıcılar için de dikkatle takip edilmesi gereken yeni yükümlülükler doğurmuştur.
11.02.2026
Av. Atahan Şafak